미친사랑의노래 - 씨야

너를 사랑한 죄로 깊은 한숨으로 하룰 보내고
입을 막아도 눈을 가려도 너 하나만 찾게 돼
애써 추억을 삼켜봐도 다시 내 가슴에 남아서
니 이름만 또 부르게 돼 니가 보고싶어


널 사랑하니까 전부니까 내 삶 널 위해 쓰고싶어
열번을 웃고 천번을 울더라도
너 하나만 사랑하고 싶어
세상 앞에 크게 소리치고 싶은데
사랑해 사랑해 널 사랑해서 오늘도 살아가


약한 가슴 때문에 니가 없이는 난 안될 것 같아
다시 생각나 다시 찾게 돼 추억이란 몹쓸 말
적은 나의 사랑 때문에 니가 너무 힘들었나봐
널 사랑했던 벌이라면 내가 다 받을게


널 사랑하니까 전부니까 내 삶 널 위해 쓰고싶어
열번을 웃고 천번을 울더라도
너 하나만 사랑하고 싶어
세상 앞에 크게 소리치고 싶은데
사랑해 사랑해 널 사랑해서 오늘도 살아가


너 없이는 하루도 자신없어
어떻게 널 잊니 어떻게 지우니 아파도


이별 앞에 웃을 수 있는건
니가 선물한 추억 때문에
사는 동안 언젠가 날 찾을지 몰라
그리워 그리워 난 그리워서 오늘도 기다려

널 부르는 노래

모르는 척하고 점점 네가 더 편해지고
가끔 다른 여자 보고 살짝 곁눈질도 해보고


이제 된 것 같아 네가 내 여자 될 것 같아
너도 내 마음 알 것 같아 그렇게 믿었어


가라고 하지 마요 가라고 하지 마요
다시 한 번 날 본다면

랄랄랄랄라 널 부르는 노래가
이런 노래가 랄랄랄랄라
랄랄랄랄라 널 부르는 노래가
이런 노래가 랄랄랄랄랄라


제발 떠나지는 마라 이젠 됐어요
두 번 다시는 그런 말은 말아요
모두 충분해 이젠 내가 알 것 같아요
다시는 그런 말은 하지 말아요


한 번 뿐이라도 자꾸 전화도 걸어보고
사랑이란 말 하나로 네 맘 돌려보내려 해보고


끝내자는 말에 전부 질렸다는 말에
내가 싫어졌다는 그 말에 아무 말 못해도


가라고 하지 마요 가라고 하지 마요
다시 그대가 온다면

Bayrak




KORE BAYRAĞI (TEGUKGİ)
Yazdır
[bayrağı indir: jpg / ai]

Kore bayrağı Korece’de “Tegukgi" olarak adlandırılır.
Felsefedeki Yin ve Yang prensiplerini sembolize eder.

Kore bayrağının ortasındaki daire iki eşit parçaya ayrılmıştır.
Üstteki kırmızı bölüm yang’ın proaktif kozmik gücünü temsil eder.
Alttaki mavi bölüm ise, yin’in hassas kozmik gücünü simgeler.
İki güç sürekli gelişim, denge ve harmoninin birlikteliğini gösterir.

Arka beyaz fon ise ışık, saflık ve Korelilerin barışa olan yatkınlığını simgeler.

Dairenin dört köşesi dört simge ile çevrilmiştir.
Geon () cenneti, Gon () dünyayı, Gam () suyu ,Li () ise ateşi simgeler.

Marş

MİLLİ MARŞ
Yazdır
Ulusal Marş '애국가' yani "Egukga" dır ve anlamı “Ülkeni Sev” dir. 1896’da Dongnip Şinmun (Bağımsız Haberler) bu şarkının çeşitli lirik versiyonlarını yayınladı. İlk günlerde tam olarak nasıl bir müzik çaldıkları anlaşılamadı. Arşivlere göre Dae-Han İmparatorluğu (1896-1910) zamanında batı tipi askeri bir marş olarak çalınmıştır ve 1902’de imparatorluğun ulusal marşı olmuştur. Marşın orijinal sözleri 1907’de halkı yabancı saldırılarına karşı özgürlüğüne yüreklendirmek için yazılmıştır. Yıllar boyunca, çeşitli versiyonları oluşturulmuş ve 1948’de ulusal marş olarak bugünkü halini almıştır.1948’de Cumhuriyetin ilanından önce, şarkının sözleri genellikle İskoç folk müziği tonunda çalınıyordu. Sonradan İspanya’da yaşamış olan, Maestro Ahn Eak-tay (1905-1965), bu kahramanlık içeren sözlere bir başka ülkenin folk müziğinin uygun olamayacağını hissetti. 1935’te yeni bir beste yaptı ve ulusal marş olarak 1948’de kabul edildi.

Çiçek

MİLLİ ÇİÇEK
Yazdır

Kore’nin ulusal çiçeği mugunghwa’dır.

Her yıl Temmuz’dan Ekim’e kadar ülkenin her yerini mugunghwa’nın çiçeklerinin zerafeti süsler. Mugunghwa, diğer bir çok çiçekten çok daha dayanıklıdır, özellikle böcek ve rüzgara karşı. Çiçeğin sembolik anlamı Kore dilinde anlamı ölümsüzlük olan mugung kelimesinden gelir.



Botanik İsmiHibiscus Syriacus L.
Yetiştiği Bölgeler : Çin, Japonya ve Kore
ÇeşitleriYaklaşık : 200 çeşidi vardır.
Açma Dönemi : Temuz'dan Kasım'a kadar (yaklaşık 100 gün)

BÜYÜK MÜHÜR


Yazdır


Büyük Milli Mühür önemli ulusal dökümanlarda kullanılır. Korece Gukse denilir. Milli otorite güç ve kültürü yansıtır.

Hükümet, 1 Şubat 1999 da Kore Cumhuriyetinin kuruluşunun 50. yılı anısına yeni bir milli mühür yapmıştır.


Büyüklüğü ve Şekli
-18 ayar altından yapılmış olup 2.15 kilogramdır.
-10.1 cantimetre kare ve 10 santimetre uzunluğundadır.
-Korece alfabesi kullanılmıştır.
-Mühürün yüz kısmı Joseon Kralı Kral Sejong(r.1418-1450)'un kullandığı biçimdedir

AMBLEM


Milli Amblem
Yazdır

Kore milli amblemi 1963 te oluşturulmuştur.

Devletin önemli belgelerinde, binalarında ve objelerinde kullanılır.

ÖRF VE ADETLER




Aile YaşamıGeleneksel Kore’de, tipik bir aile genellikle birlikte yaşayan üç veya dört kuşaktan oluşan geniş bir ailedir. Bebek ölümleri yüksek olduğundan ve büyük aile olmak bir değer olduğundan çok çocuk sahip olmak arzulanmaktadır. Yine de, 1960 ve 1970 li yıllardaki hızlı endüstrileşme ve ülkenin şehirleşmesi doğum kontrolünde etkinliği sağlamıştır. Bir ailedeki ortalama çocuk sayısı 1980 li yıllarda iki ve hatta daha aza düşmüştür.
Eski bir Konfüçyus geleneği olarak en yaşlı erkek çocuğun ailenin başına geçmesi, erkek çocuklara verilen önemi arttırmıştır. Bu sorunu çözmek için, hükümet erkek ve kız çocuklarının eşitliğini garantileyen aile ilgili yasaları tümüyle yeniden düzenlemiştir.
Ülkenin endüstrileşmesi yaşamı daha komplike hale getirmiştir. Genç evli çiftler büyük ailelerinden ayrılmaya başlamışlardır ve kendi evlerinde yaşamaya başlamışlardır. Şu anda hemen hemen tüm aileler çekirdek aile yapısındadır.


İsimler


Korelilerin çoğu ortak soy isimlerine sahiptir: Kim(Korelilerin yaklaşık %21’i), Yi (veya Li veya Ri, %14), Park(veya Pak, %8), Çüe(veya Ço), Ceong(veya Çung), Cang(veya Çang), Han, Lim, gibi.
Bir Korelinin ismi çoğunlukla tek heceli olan soy ismi veya genellikle iki heceli olan verilen isimden oluşur. Önce soy isim söylenir. Koreli kadın evlenince kocasının soy ismini almaz, fakat çocuklar babasının soy ismini alır.


Evlilikler

Koreliler evliliği kişinin hayatındaki en önemli olay olarak görürler. Günümüzde boşanma oranları hızla artsa da, boşanma çiftler için de aileleri için de hoş karşılanmayan bir durumdur.
Günümüzün tipik bir evlilik töreni eski zamanlarda olduğundan farklıdır. Öncelikle batı tipi bir evlenme töreni bir düğün salonunda veya kilisede yapılır. Gelin beyaz bir elbise giyer, damat tuxedo giyer. Sonrasında gelin ve damat renkli geleneksel giysilerle geleneksel bir törene katılırlar.


Cerye (제례 - Ataları Anma Töreni)

Geleneksel bir Kore inancına göre, kişi öldüğünde ruhu hemen ayrılmaz. Ruhu dört kuşak boyunca akrabalarıyla birlikte kalır. Bu süre boyunca ölü halen bir aile üyesi olarak kabul edilir ve Sollal (설날-Lunar Yeni Yıl Günü) ve Chuseok (추석-Kore Şükran Günü) gibi özel günlerde ataları ile akrabaları arasındaki bağlar yeniden anılır. Koreliler atalarını şükranla andıklarında mutlu ve iyi yaşayacaklarına inanırlar.


Vücut Dili


Bir kişiyi el işareti ile çağırırken avuç içi aşağıya gelecek şekilde işaret yapın ve parmaklarınız birbirine değerken aşağı yukarı hareket ettirin. Avuç içi yukarı bakarken el işareti ile çağırmak (ve özellikle de tek parmak kullanmak) kaba bir davranıştır. Çünkü Koreliler bu işareti sadece köpeklere yaparlar. Karşınızdaki insana birşey verirkende tek elle değil, verdiğiniz eşyayı iki elinizle tutup vermeniz karşınızdakine saygı gösterdiğinizin ifadesidir.


Yerden Isıtmalı Odalar(온돌방)

Geleneksel Kore odaları çok fonksiyonludur. Odalar özel bir amaç için ayrılmamıştır ve örneğin özel bir yatak odası veya yemek odası yoktur. Masa ve hasırlar gerekli olduğunda getirilir. Birçok insan ince hasırlar üzerinde, zeminde oturur ve uyurlar.


Tabi diğer adetlerde olduğu gibi bu adette zaman içinde değişmiş apartman hayatıyla birlikte batı tarzı eşyalara geçilmiştir.


Günümüzde hem geleneksel hem de batı tarzında döşenmiş evler görmek mümkündür. Evler genelde büyük olmadığı için az eşya tercihten öte bir zorunluluktur.


Kore Yemekleri

Kore öncelikli olarak bir tarım ülkesidir, çok eski zamanlardan beri pirinç geleneksel bir tarım ürünüdür. Günümüzde Kore mutfağının temel karakteristiği yeşillik ve sebzelerle servis yapılan et ve balık çeşitleridir.
Kore sofrasında tüm yemekler aynı anda servis edilir. Komşu Çin ve Japonya’ya göre Kore’de kaşık daha fazla kullanılmaktadır. (özellikle çorba servis edildiğinde)
Kimcang (김장)
Kimcang, nesilden nesile geçen kış kimçi’si hazırlarken kullanılan bir sebzedir. Üç-dört aylık kış mevsiminde çok az sayıda sebze yetişmektedir. Kimcang, kış başlarından itibaren Koreliler için vazgeçilmez bir yiyecek olur. Koreliler için kimçi’siz bir yemek masası düşünülemez.


Geleneksel Kore Kıyafeti (한복)

Hanbok, Kore halkının binlerce yıllık benzersiz geleneksel giysisidir. Kore kültürünün güzelliği ve zerafeti hanbok giyen kadınların fotoğraflarından görülebilir.
Batı tipi giysiler 100 yıl önce gelmiştir. Bundan önce hanbok günlük giysi idi.
Erkekler çigari isimli Kore ceketi ve paci(바지) yani pantolon giyerlerdi. Kadınlar çigari’yi 치마 çima ile yani etekle giyerlerdi.

Günümüzde hanbok; düğün, Lunar Yeni Yıl Günü veya Çusok Kore Şükran Günü gibi özel kutlama günlerinde giyilir.


Geleneksel Kore Evleri (한옥)

Geleneksel Kore evi Hanok olarak adlandırılır. Geleneksel Kore evlerinin doğal yapısı, mimarın yaratıcılığına ve kullanılan malzemelerin özelliklerine göre şekillenir. Geleneksel evlerin benzersiz özelliklerinden biri yazın serin, kışın sıcak olmasıdır. Kore’de yazlar sıcak, kışlar soğuk olmasına rağmen 온돌 “ondol” adı verilen zeminden ısıtma sistemi ve “daechong” adı verilen ağaç zemin yapı bunu sağlamaktadır. Sistem o kadar etkindir ki günümüzde bile birçok evde halen bu sistem kullanılmaktadır.



Kaynak : www.tour2korea.com

'-고 싶다'

'-고 싶다'(koşipda) İstemek
-'고 싶어하다'(koşipohada) İstemek (Başka bir kişinin isteğinden bahsederken kullanılır)


Fiillerin sonuna eklenir. İstemek fiili Korece’de bizde ki gibi tek kullanılmıyor. Yani cevap olarak “istiyorum” diyemiyorsunuz. Birşeyi isteyip ismedeğinizi sorduklarından 네(ne) yani evet cevabı yeterli oluyor.


한국에 가고 싶어요.(hanguge kago şipoyo.)
Kore’ye gitmek istiyorum.

커피를 마시고 싶어요?(kopirıl maşigo şipoyo.)
Kahve içmek istiyormusun?

피자를 먹고 싶지 않아요(picarıl moggo şipci anayo.)
Pizza yemek istemiyorum.

알리가 어디에 가고 싶어 해요?(Alliga odie kago şipo heyo?)
Ali nereye gitmek istiyor?

알리는 집에 가고 싶어 해요.(Allinın çibe kago şipo heyo.)
Ali eve gitmek istemiyor.

집에 가고 싶어 하지 않았어요.(Çibe kago şipo haci anassoyo.)
Eve gitmek istemiyor.

여기는 어디입니까?

여기는 어디입니까? Burası neresi?


-----> 여기는 isim-입니까?
-----> 여기는 isim-입니다

여기는 한국입니다. Burası Koredir.

여기는 이스탄불입니다. Burası İstanbul’dur.

여기는 우체국입니까? Burası postahane mi?

와/과

İsim 와/과 isim Ve


Kelime sesli harfler biterse 와 eklenir. Sessiz harfle biterse 과 eklenir. Genelde ekler eklenirken sesliden sonra sessiz, sessizden sonra sesli eklenir ama bu durum istisnadır.

저는 영어와 한국어를 가르칩니다.
Ben İngilizce ve Korece öğretiyorum.

토요일과 일요일에는 학교에 가지 않습니다.
Cumartesi ve pazar okula gitmiyorum.

사과와 딸기를 먹습니다.
Elma ve çilek yiyorum.

1. Kur 5. Ders Korece - 어디에 있어요?

İsim +이/가 + 어디에 + 있어요?



-마트 어디에 있어요?


-여기에 있어요.

Market nerede?(Market nerede var?)

Burada var.



-실례합니다, 사미가 어디에 있어요?


-저기에 있어요.


-고맙습니다.

Afedersiniz, Sami nerede?

Şurada.

Teşekkür ederim.



-책이 어디에 있어요?


-여기에 없어요.

Kitap nerede?

Burada yok.

1. Kur 5. Ders Korece- 있어요- 없어요

1. Kur 5. Ders Korece- Nerede?

1. Kur 5. Ders Korece - Kelimeler

어디==> Nere

여기==> Bura

거기==> Ora

저기==> Şura

전화==> Telefon

전화번호==> Telefon numarası

화장실 ==> Tuvalet

빵 ==> Ekmek

우유 ==> Süt

계란 ==> Yumurta

라면 ==> Kore Makarnası

비누 ==> Sabun

담배 ==> Sigara

네 ==> Evet

아니요 ==> Hayır

있어요==> Var

없어요==> Yok

어서 오세요 ==> Hoş geldiniz

고맙습니다==> Teşekkür Ederim

실례합니다==> Afedersiniz

1. Kur 5. Ders Korece - 있다/없다

'있다/없다'(idda/obda) Var/Yok
Aynı Türkçe’deki anlamı gibi kullanılır. Hem birşeye sahip olmak yada olmak anlamındadır hemde bir yerde olmak olmamak anlamında kullanılır.

Birşeyin olup olmadığını sorduklarında kısaca var yani 있어요(issoyo) ya da yok yani 없어요(obsoyo) diyebilirsiniz.


여동생이 있어요.(yodongsengi issoyo.) Kız kardeşim var.

교실에 학생이 없어요.(kiyoşire hagsengi obsoyo.) Sınıfta öğrenci yok.

1. Kur 5. Ders Korece - –아요/어요

Fiil / sıfat –아요/어요 Cümle sonu ekleri.

Sonu yada sondan bir önce ki harfi (yani son sesli harfi) 오 yada 아 ile bitiyorsa 아요 eklenir.
Geri kalanına 어요 eklenir. Kullanıma göre cümleye geniş ya da  şimdiki zaman anlamı kadar

오다 --> 옵니다 --> 와요                               - Gelmek
가다 --> 갑니다 --> 가요                               - Gitmek
좋다 --> 좋습니다 --> 좋아요                       - İyi, Güzel
쉬다 --> 쉽니다 --> 쉬어요                           - Dinlenmek
일하다 --> 일합니다 --> 일해요                   - Çalışmak
배우다 --> 배웁니다 --> 배워요                   - Öğrenmek
가르치다 --> 가르칩니다 --> 가르쳐요       - Öğretmek

İki ekte de anlam olarak bir değişiklik yoktur.

일하다 daki 하, 해 ye dönüyor ama 가다 daki 가, 개 ye dönüşmez. Aynı 자다 daki 자 nın 재 ye dönüşmediği gibi. Bunları böyle ezberlemek gerekiyor.

사랑했나 봐 - 윤도현


이별은 만남보다
참 쉬운건가봐
차갑기만한 사람
내 맘 다 가져간걸
왜 알지 못하나
보고싶은 그 사람
사랑했나봐
잊을수 없나봐
자꾸 생각나
견딜수가 없어
후회하나봐
널 기다리나봐
또 나도 몰래
가슴 설레어와
저기 널 닮은 뒷모습에
기억은 계절따라
흩어져 가겠지
차갑기만한 사람
빈 가슴 애태우며
난 기다리겠지
어설픈 내 사랑은@

사랑했나봐
잊을수 없나봐
자꾸 생각나
견딜수가 없어
후회하나봐
널 기다리나봐
또 나도 몰래
가슴 설레어와
저기 널 닮은 뒷모습에
기억은 계절따라
흩어져 가겠지
차갑기만한 사람
빈 가슴 애태우며
난 기다리겠지
어설픈 내 사랑은
못 되게 눈돌리며 외면한
니 모습 모른척 할래
한번쯤은 난
뒤돌아보며
아파했다 믿을래
바보인가봐
한마디 못하는
잘지내냐는
그 쉬운 인사도
행복한가봐
여전한 미소는
자꾸만 날
작아지게 만들어
멀어지는 니 모습처럼
언젠가 다른 사람
만나게 되겠지
널 닮은 미소 짓는
하지만 그 사람은
니가 아니라서
왠지 슬플것 같아
잊을수 없는 사람

Telefonda 3


여보세요. 김 선생님 좀 부탁합니다
(Yoboseyo. Kim songsengnim çom butaghamnida.)
Alo. Kim öğretmeni rica edebilir miyim?

지금 안 계시는데 실례지만 누구시죠?
(Çigım an keşinınde şilleciman nuguşicyo?)
Şimdi yokta afedersiniz ama kimsiniz?

학생 사미 입니다.
(Hagseng Sami imnida.)
Öğrencisi Sami'yim.

아, 그러세요. 메모를 남겨 드릴까요?
(a, gıroseyo. Memorır namgiyo tırilkkayo?)
Aa, öylemi. Not alayım mı?


혹시 핸드폰 번호를 알 수 없을까요?
(hogşi hendıpon bonorıl al su obsılkkayo?)
Acaba cep telefon numarasını öğrenemez miyim?


핸드폰을 두고 갔어요. 연락처를 남기시면 전화 드리라고 할게요.
(Hendıponıl tugo kassoyo. Yollagçorır namgişimyon çonhoa tırirago halkeyo.)
Telefonunu bırakıp gitti. İrtibat numarası bırakırsanız telefon et diye söylerim.

Telefonda 2

여보세요. 유리 씨 계세요?
(Yoboseyo. Yuri şi keseyo?)
Alo. Yuri hanım orda mı?(var mı?)

네. 실례지만 누구시죠?
(Ne. Şilleciman nuguşicyo?)
Evet. Afedersiniz ama kimsiniz?


터키에서 온 친구 알리이에요.
(Tokieso on çingu Alli ieyo.)
Türkiye'den gelen arkadaşı Ali'yim.


네. 바꿔 드릴게요. 잠시만 기다리세요.
(Ne. pakkuo tırilkkeyo. Çamşiman kidariseyo.)
Evet. Veriyorum. Biraz bekleyiniz.

Telefonda 1

여보세요. 거기 아이순 집이지요?
(Yoboseyo. Kogi aisun çib iciyo?)
Alo. Orası Aysunun evi mi?

아닌데요. 몇 번에 걸었어요?
(anindeyo. miyoç bone korossoyo?)
Değilde hangi numarayı aramıştınız?

거기 466 3827 아닙니까?
(kogi sayungyuk sam pal i çil animnikga?)
Orası 466 3827 değil mi?

전화 잘못 거셨어요.
(Çonhoa çalmot koşyossoyo.)
Telefonu yanlış aradınız.

아이구, 미안합니다.
(aigu, mianhamnida.)
Aaa, özür dilerim.

Aile



이 사람들이 우리가족이에요.
(i saramdıri uri kacogieyo.)

이분이 아버지예요.아버지는 선생님이에요.
(ibuni abociyeyo. Abocinın sonsengnimieyo.)

저분은 어머니예요.어머니는 의사예요.
(çobunın omoniyeyo. Omoninın ıisayeyo.)

오빠가 있어요.오빠는 회사원이에요.
(obbaga issoyo. Obbanın hüesawon ieyo.)

남동생이 있어요. 남동생은 학생이에요.
(namdongsengi issoyo. Namdongsengın haksengieyo.)

언니는 없어요.
(onninın obsoyo.)

여동생도 없어요.
(yodongsengdo obsoyo.)

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Bunlar benim ailem.

Bu kişi babamdır. Babam öğretmendir.

Şu kişi annemdir. Annem doktordur.

Abim var. Abim şirket elemanıdır.

Erkek kardeşim var. Erkek kardeşim öğrencidir.

Ablam yok.

Kızkardeşimde yok.

기다리다


어쩌다 그댈
사랑하게 된거죠
어떻게 이렇게
아플수 있죠
한번 누구도 이처럼
원한 적 없죠
그립다고 천번쯤
말해보면 닿을까요
울어보고 떼쓰면
그댄 내 맘 알까요
그 이름 만번쯤
미워해 볼까요
서운한 일들만
손꼽을까요
이미 사랑은 너무
커져 있는데
그댄 내가 아니니
내 맘 같을수 없겠죠
그래요 내가
더 많이 좋아한거죠
아홉번 내 마음 다쳐도
한번 웃는게 좋아
그대 곁이면
행복한 나라서
싫은 표정 한번 조차도
편히 지은 적 없죠
그대 말이면 뭐든
다 할 듯 했었죠
천년 같은 긴 기다림도
그댈 보는게 좋아
하루 한달을
그렇게 일년을
오지 않을 그댈 알면서
또 하염없이 뒤척이며
기다리다 기다리다
잠들죠
나 언제쯤 그댈
편하게 볼까요
언제쯤 이 욕심
다 버릴까요
그대 모든게
알고 싶은 나인데
언제부터 내 안에
숨은 듯이 살았나요
꺼낼수 조차 없는
깊은 가시가 되어
아홉번 내 마음 다쳐도
한번 웃는게 좋아
그대 곁이면
행복한 나라서
싫은 표정 한번 조차도
편히 지은 적 없죠
그대 말이면
뭐든 다할 듯 했었죠
천년 같은 긴 기다림도
그댈 보는게 좋아
하루 한달을
그렇게 일년을
오지 않을 그댈 알면서
또 하염없이 뒤척이며
기다리다 기다리다
잠들죠@

그댈 위해 아끼고 싶어
누구도 줄수 없죠
나는 그대만
그대가 아니면
혼자인게 더 편한 나라
또 어제처럼 이 곳에서
기다리고 기다리는
나예요

못(mot) yapamamak
Birşeyi elimizde olmayan bir nedenden dolayı yapamadığımız zaman kullanırız.

생일 파티에 못 갔어요.(Sengil patie motkassoyo.)
Doğum günü partisine gidemedim.

그 영화를 못 봤어요.(Kı yonghoarıl motpassoyo.)
Bu filmi seyredemedim.

까지 - 부터

까지(kkaci) –e kadar

Yer ve zamanlarla birlikte kullanılabilir.

어디까지 가요?(odi kkaci kayo?) Nereye kadar gidiyorsunuz?


부터(buto) -den

10시부터 12시까지 한국어를 공부해요.(yolşibuto yoranşigaci hangugorıl kongbuheyo.)
Saat 10’dan 12’ye kadar Korece çalışıyorum.

여기부터 읽으세요.(yogibuto ilgıseyo.)
Buradan başlayarak okuyunuz.

Tell me(원더걸스 - 텔미)

너도 날 좋아할 줄은 몰랐어 어쩌면 좋아 너무나 좋아꿈만 같아서 나 내 사진을 자꾸 꼬집어봐 너무나 좋아

니가날 혹시 안 좋아할까봐 혼자 얼마나 애 태운지 몰라그런데 니가 날 사랑한다니 어머 다시 한번 말해봐

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

나를 사랑한다고 날 기다려 왔다고

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me
내가 필요하다 말해 말해줘요

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me
자꾸만 듣고 싶어 계속 내게 말해줘

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

꿈이 아니라고 말해 말해줘요

어쩜 내 가슴이 이렇게 뛰니 가슴이 정말 터질 것 같아니가 날 볼 떄면 전기에 감전된 사람처럼 전기가 올라

얼마나 오래 기다린지 몰라 얼마나 오래 꿈 꿨는지 몰라그런데 니가 날 사랑한다니 어머 다시 한 번 말해봐

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

나를 사랑한다고 날 기다려 왔다고

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me
내가 필요하다 말해 말해줘요

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

자꾸만 듣고 싶어 계속 내게 말해줘요

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me
꿈이 아리라고 말해줘요

(전주)

Tell me Tell me Tell me youwant me want me want me tooTell me tell me tell me youlove me too love me too

Hit me one time baby 다시 한번 (Tell me tell me) Okay 방금한건 알지만 또 한번 (Tell me Tell tell me) ye, 계속 말해줘 들어도 들어도 듣고싶어 어쩜 이런 일이 꿈인가 싶어 (어~머)어머나 좋아서 어쩌나 (다시 한번말해봐) Baby Baby

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

나를 사랑한다고 날 기다려 왔다고

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

내가 필요하다 말해 말해줘요

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me

자꾸만 듣고 싶어 계속 내게 말해줘요

Tell me Tell meTell Tell TellTell Tell Tell me


Renkler


노란색 Sarı
파란색 Mavi
빨간색 Kırmızı
초록색 Yeşil
흰색 Beyaz
검은색 Siyah
보라색 Mor
분홍색 Pembe
갈색 Kahverenği

은/는 + 무엇을 + - ㅂ니까/습니까?

İsim은/는 무엇을 fiil - ㅂ니까/습니까? Bu kişi ne yapıyor?


세마는 무엇을 배웁니까?
Sema ne öğreniyor?

사미는 무엇을 읽습니까?
Sami ne okuyor?

눌아이는 무엇을 먹습니까?
Nuray ne yiyor?

아이세는 무엇을 씁니까?
Ayşe ne yazıyor?

1. Kur 4. Ders Korece - 이것은 무엇입니까?

이것은 무엇입니까?
우산입니다.

저것은 무엇입니까?
의자입니다.

이것은 시계입니까?
네, 시계입니다.

이것은 바나나입니까?
아니요, 바나나가 아닙니다.
그것은 사과입니다.
Bu nedir?
Şemşiye.
Şu nedir?
Saldalyedir.
Bu saat mi?
Evet, saat.
Bu muz mu?
Hayır, muz değil.
O elma.

1. Kur 4. Ders Korece - 입니까 - 입니다

İsim 은 무엇입니까? ..... nedir?
.....ın muoşimnikga?


ㅂ니까 Cümlenin sonuna gelerek hem genis hem şimdiki zaman anlamı katarak cümleyi soru cümlesi olarak bitirmeye yarar. Eklendiği kelimeyle birlikte cümleye bitirici anlam yükler.

ㅂ니까 Sesli harfle biten kelimelere eklenir.
이다 ==> 입니까?
가다 ==> 갑니까?


습니까 Sessiz harfle biten kelimelre eklenir.
먹다 ==> 먹습니까?
읽다 ==> 읽습니까?

Burada bizde ki mı dır - mi dir gibi ekleride karşılar.

이것은 무엇입니까? Bu ne dir?
igosın muoşimnikga?

은 isim 입니다. ....dir.
ın..... imnida.

-ㅂ니까 ile aynı kullanımdadır. Ama olumlu cümlenin sonunda kullanılır. -ㅂ니까 da ki 까 yı görünce cümlenin soru cümlesi olduğunu anlarız. Sesli ve sessiz kelimenin sonuna ekleniş şeklide -ㅂ니까 ile aynıdır. Cümlenin soru mu yoksa olumlu cümlemi olduğunu anlamak için son heceye bakmamız yeterli olacaktır.


이것은 바나나입니다. Bu muzdur.
igosın bananaimnida.

1. Kur 4. Ders Korece - 이/가 아닙니다

아니요, İsim이/가 아닙니다
hayır, ......... değil.

İsim yazan kısma herhangi bir isim yerleştirip diğer cümleler oluşturulur.
Kelime sessiz harfle bitiyorsa 이 eklenir, kelime sesli harfle bitiyorsa 가 eklenir.

이것은 나무입니까?

아니요, 나무가 아닙니다.

(Bu ağaç mı?)
(Hayır, ağaç değil.)

이것은 볼펜입니까?

아니요, 볼펜이 아닙니다.

그것은 연필입니다.

(Bu tükenmez kalem mi?)
(Hayır, tükenmez kalem değil.)
(O kurşun kalem.)

1. Kur 4. Ders Korece - 이,그,저

이,그,저 (i,kı,ço) bu, o, şu

a. 이게,그게,저게

“것”(kot) Şey demektir. '이것(igot), 그것(kıgot), 저것(çogot)` şeklinde kullanılır. Bunları '-이' ile kullanırsak 이게,그게,저게 şeklindede yazabiliriz.

이것 + 이 = 이게 (ige) Bu (Söyleyene yakın şeyler için kullanılır.)
그것 + 이 = 그게 (kıge) O (Söyleyene uzak ama dinleyene yakın.)
저것 + 이 = 저게 (Çoge) Şu (Söyleyendende dinleyendende uzak.)

b. 이건,그건,저건
'이것(igot), 그것(kıgot), 저것(çogot)` a “은” eklenmiş halidir.

이것 + 은 = 이건 (igon) Bu (Söyleyene yakın şeyler için kullanılır.)
그것 + 은 = 그건 (kıgon)O (Söyleyene uzak ama dinleyene yakın.)
저것 + 은 = 저건 (çogon)Şu (Söyleyendende dinleyendende uzak.)

이게 뭐예요? (ige muoyeyo?) Bu nedir?
이게 시계예요 (ige sigeyeyo.) Bu saattir.
그럼 저건 뭐예요? (gırom cogon muoyeyo?) Peki şu nedir?
문이에요. (mun ieyo) Kapıdır.


c. 이분,그분,저분
이, 그, 저' kişi anlamında ki '분'(pun) a da eklenir.

'이분(ibun) Bu kişi, 그분(kıbun) O kişi, 저분(Çobun) Şu kişi'

Bunlara 이 ve 은 geldiği zaman herhangi bir kısıltma kullanılmaz olduğu gibi yazılır.
'이분이, 그분이, 저분이, 이분은, 그분은, 저분은 gibi.

이분이 누구예요? (ibuni nuguyeyo?) Bu kim?
친구예요. (çinguyeyo) Arkadaşım.

1. Kur 3. Ders Korece - Tanışma


A- 이름이 무엇입니까? (irımi muoşimnikga?)
B- 제 이름은 아이순입니다. (çe irımın aisun imnida.)
A- 어느 나라 사람입니까? (onı nara saram imnikga?)
B- 터키사람입니다. (tokisaram imnida.)
A- 선생님입니까? (sonsengnim imnikga?)
B- 아니요, 선생님 아닙니다. 학생입니다. (aniyo, sonsengnim animnida. Hakseng imnida.)
한국어를 공부합니다. (hangugorıl gongbuhamnida.)
A- 어디에 삽니까? (odie samnikga?)
B- 이스탄불에 삽니다. (isıtanbure samnida.)
A- 만나서 반갑습니다. (mannaso pankabsımnida.)
B- 저도 만나서 반갑습니다. ( çodo mannaso pankabsımnida.)

A-Adınız nedir?
B- Benim adım Aysun.
A- Nerelisiniz?
B- Türküm.
A- Ögretmen misiniz?
B- Hayır öğretmen değilim. Ögrenciyim.
Korece öğreniyorum.
A- Nerede yaşıyorsunuz?
B- İstanbulda yaşıyorum.
A- Tanıştığımıza memnun oldum.
B- Bende tanıştığımıza memnun oldum.

1. Kur 3. Ders Korece - Tanışma

1. Kur 3. Ders Korece - Kelimeler

이름 :İsim
무엇 :Ne
제 : Benim
어느 : Hangi
나라 : Ülke
사람 : İnsan
터키 : Türkiye
선생님 : Öğretmen
학생 : Öğrenci
한국어 : Korece
공부하다 : Çalışmak
이스탄불 : İstanbul
만나다 : Tanışmak
반갑다 : Memnun olmak
도 : de-da

1. Kur 3. Ders Korece - Ülkeler


한국(대)                                          Kore 
북한                                                           Kuzey Kore
터키                                                           Türkiye
키프로스                                                    Kıbrıs

미국                                                           Amerika
캐나다                                                       Kanada
영국                                                           İngiltere
독일                                                          Almanya
프랑스                                                      Fransa
이탈리아                                                  İtalya
호주                                                         Avustralya
덴마크                                                     Danimarka
핀란드                                                     Finlandiya
멕시코                                                     Meksika
스페인                                                     İspanya
벨기에                                                     Belçika
브라질                                                     Brazilya
캄보디아                                                 Kamboçya
콜롬비아                                                 Kolombiya
가나                                                        Gana
케냐                                                        Kenya
나이지리아                                             Nijerya
네팔                                                        Nepal
세네갈                                                    Senegal
이집트                                                    Mısır
중국                                                       Çin
일본                                                       Japonya
말레이시아                                            Malezya
대만 / 타이완                                         Tayvan
베트남                                                   Vietnam
파키스탄                                               Pakistan
러시아                                                   Rusya
카자크스탄                                           Kazakistan
키르기스스탄                                      Kırgızistan
아제르바이잔                                      Azerbaycan
알바니아                                              Arnavutluk
불가리아                                             Bulgaristan
헝가리                                                 Macaristan
루마니아                                             Romanya
아라비아                                            Arabistan
아프가니스탄                                     Afganistan
이란                                                     İran
이라크                                                 Irak
이스라일                                             İsrail
리비아                                                Libya
요르단                                                Ürdün
카타르                                                Katar

1. Kur 3. Ders Korece - 제 – 내 (isim) Benim

제 – 내 (isim) Benim
나의 ---> 내
자기의 ---> 제 şeklinde kısaltılır.

Korecede bazı şeyleri söylerken benim yerine bizim (우리) denir.

Benim ev değilde bizim ev, benim hanım değilde bizim hanım şeklinde kullanılır. Şimdi biraz kulağa garip gelsede Türkçe'de de böyle kullanılır. Eskiden eşler birbirinden bahsederken bizim hanım, bizim bey şeklinde söylenirmiş .‘Bizim ev’i biz de hala kullanıyoruz.

Genelde insanlardan bahsederken 우리 daha çok kullanılır.
-------------------> 우리 엄마 - 우리 친구


제 이름은 알리입니다.
Benim adım Ali.

이것은 제 책입니다.
Bu benim kitabım.

내 방이 2층에 있습니다.
Benim odam ikinci kattadır.

1. Kur 3. Ders Korece - 도

도 (to) de/da

Kullanımı bizde ki ile aynıdır. Aynı yapılan ve ek olarak yapılan işler için kullanılır
Kullandığımız zaman '-을/를` ,'-은/는' ve '-가/이' yi kaldırırız.

나는 가요.(nanın kayo.) Ben gidiyorum.
나도 가요.(nado kayo.) Ben de gidiyorum.

사과가 있어요.(sagoaga issoyo.) Elma var.
사과도 있어요.(sagoado issoyo.) Elma da var.
귤도 먹고 바나나도 먹었어요. Mandalina da yedim muz da yedim.
오늘도 학교에 안 갔어요. Bugün de okula gitmedim.

1. Kur 3. Ders Korece - 이다: Olmak


'이다'(ida) Fiil : Olmak

Bizdeki kullanımıyla hemen hemen aynıdır. İsimlerle kullanılır ve aralarında boşluk olmaz. İki kullanımı vardır. Kelime sesli harfle bitiyorsa 예요 sessiz harfle bitiyorsa 이에요 eklenir.


Cümle içinde kullanımı :

Ben Samiyim. 나는 사미예요. (Nanın Sami yeyo.)
Ben öğrenciyim. 나는 학생이에요. (Nanın hakseng ieyo.)

Yüksek hali 입니다. Şeklindedir. Sesliyle de bitse sessizle de bitse şekli değişmez.

저는 사미입니다.(Çonın Sami imnida)
저는 학생입니다.(Çonın hakseng imnida)

1. Kur 3. Ders Korece - 아니다

'아니다' (anida) Değil
이다 nın olumsuz halidir. Ama ondan farklı olarak isme 이/가 eklenerek kullanılır.

이것이 의자예요.(igoşi ıicayeyo) Bu sandalyedir.

이것이 의자가 아니에요. (igoşi ıicaga anieyo.) Bu sandalye değildir.

제가 선생님이 아니에요. (Conın sonsengnimi anieyo.) Ben öğretmen değilim. 

Aile ve Akrabalar


아버지 Baba
어머니 Anne
오빠 Abi(Kız kardeş tarafından kullanılır)
형 Abi (Erkek kardeş tarafından kullanılır)
언니 Abla (Kız kardeş tarafından kullanılır)
누나 Abla (Erkek kardeş tarafından kullanılır)
동생 Kardeş
남동생 Erkek kardeş
여동생 Kız kardeş
할아버지 Dede
할머니 Anneanne
삼촌 Amca
이모 Teyze
이모부 Enişte (Teyzenin kocası)
고모 Hala
고모부 Enişte (Halanın kocası)
조카 Yeğen
사촌 Kuzen
시아버지 Kayınpeder
시어머니 Kayınvalide

Selamlama

Ne (Ye) - Evet






Aniyo - Hayır






Annyong haseyo - Merhaba, Nasılsınız






Oso oseyo - Hoş geldiniz






Annyong i keseyo - Hoşça kalın




Annyong i kaseyo / Güle güle

가슴 아파도

오늘 하루도 열두 번도 더 내 마음이 다녀오네요
그대가 내게 위험하대도 이젠 멈출 수가 없어요...
종일 그려도 내일에 쓸 그리움 어제처럼 다시 남아서....
가슴아파도 나 이렇게 웃어요 내 눈이 행복한 건 처음이니까
삼킨 눈물에 맘이 짖물러가도 그대라면 난 괜찮아요....

외로울수록 눈물날수록 알 수 없는 힘이 생겨요
슬픔에 지치면 미움에 다치면 그댈 잃을지도 몰라요....
알고 있나요...내 기다림이 훨씬 삶보다 더 길다는 것을....
가슴아파도 나 이렇게 웃어요 내 눈이 행복한 건 처음이니까
삼킨 눈물에 맘이 짖물러가도 그대라면 난 괜찮아요....

두 번 다신 그댈 볼 수 없다면 아무것도 못 보게 될 텐데....
눈을 뜨고도 감은 것처럼 어둠 속을 걷게 될 텐데...
안고 싶어요 사랑하고 싶어요 내 품이 닳아 없어지는 날까지
남은 소원을 다 버려도 좋으니 내겐 단 한사람만 오직 이 한소원만
그대라면 난 감사해요..

사정이 있다

사정이 있다
Önemli bir işin, yapılacak işlerin olması. (Çok sık kullanılır.)


2 şekilde kullanılır.


1. Yapacak işleri çok uzunsa kısaca söylemek istediği zaman
2. Sebebini söylediğinde karşı tarafın hoşlanmayacağı, mazeret olarak kabul etmeyeceği zaman geçiştirmek için kullanılır.



사정이 있어서 갑자기 갔어요.
Önemli bir işi olduğu için biranda gitti.

사정이 있는 학생은 선생님께 말씀 드리고 일찍 가도 괜찮아요.
Önemli işi olan öğrenci öğretmene söyleyip erken gitsede olur.

을\를 빼다

을\를 빼다
Çıkarmak, Saymamak anlamında kullanılır.


저는 고기를 안 먹으니까 고기를 빼고 주세요.
Ben et yemediğim için eti çıkarıp veriniz.

에미네 씨만 빼고 다 왔어요.
Emine'yi saymazsak hepsi geldi.

5에서 3을 빼면 얼마지요?
5den 3 ü çıkarırsak ne eder?

참- C

İki yerde kullanılır.
1. 아주 (çok) yerine kullanılır.
2. Konuşma sırasında, konuyla alakalı olmayan ve ansınız aklınıza gelen bir durumu söyleyeceğiniz cümlenin başında kullanılır. Bizde ki aa(aa baksana) gibidir.

나는 이 그림이 좋아요.
Ben bu resmi çok beğeniyorum.

, 어제는 왜 학교에 안 왔어요?
Aa, Dün neden okula gelmedin?

S/ F – (으)ㄴ\는\(으)ㄹ 줄 몰랐다(알았다)

S/ F – (으)ㄴ\는\(으)ㄹ 줄 몰랐다(알았다)
Bir şeyin öyle olduğunu bilmek, zannetmek(bilmemek)
sonradan öğrendiğimiz bilgiler için kullanılır.

Mesela uyanıp dışarıya bakıyorsunuz yerler ıslak ve yağmurun yağdığını anlıyorsunuz.

비가 온 줄 몰랐어요. Yağmurun yağmış olduğunu bilmiyordum.


O an öğrendiğiniz bilgiler için kullanılır.

Mesela sinemadasınız ve dışarı çıktınız yağmur başlamış .

비가 오는 줄 몰랐어요. Yağmurun yağdığını bilmiyordum.


İlerde olacak olayı fark ettiğinizde söylenir.

Dışarda dolaşıyorsunuz ve birden yağmur yağıyor

비가 올 줄 몰랐어요. Yağmurun yağacağını bilmiyordum.

*는 ve ㄹ genelde genelde birbirine yakın şekilde kullanılır. Yani her ikisinide kullanıyorlar konuşurken. daha çok kullanılıyor.


김 선생님이 미국에 가 줄 몰랐어요. 터키에 가줄 알았어요.
Kim öğretmenin Amerika’ya gittiğini bilmiyordum. Türkiye’ye gitti zannediyordum.

대학교에 다니 줄 몰랐어요.
Üniversiteye gittiğini bilmiyordum.

한국의 겨울이 이렇게 추 줄 몰랐어요.
Korenin kışının böyle soğuk olacağını bilmiyordum.


İ-이\가 İ-인 줄 몰랐다(알았다)
Aynı anlamdadır tek fark isimlere gelir.

오늘 친구 생일 줄 몰랐아요.
Bugün arkadaşımın doğum günü olduğunu bilmiyordum.

저분이 일본 사람 줄 알았어요.
Şu kişinin jopan olduğunu sanıyordum.

Bazı Okunuş Örnekleri

Örnekler :


한국말을 배우고 있어요. Korece öğreniyorum.
(궁말) gugmal değil gungmal

작년에 한국왔어요. Geçen yıl Kore'ye geldim.
(장년) çagnyon değil çangnyon

읽는 사람이 누구예요? Kitap okuyan kişi kim?
(잉는) ilgnın değil ingnın

부엌 열어 주세요. Mutfak kapısını biraz açınız.
(엉문)okmun değil ongmun

원이에요. On bin won.
(심만) şib man değil şimman



Bunlarıda siz deneyin bakalım...

한국말이 재미있어요.

잭 읽는 것을 줗아해요.

육만 원이에요.

신사 숙녀 여러분!

요즘 입맛이 없는데요.

답만 쓰세요.

1. Kur 2. Ders Korece - Heceleri Yazmanın Kolay Yolu

Korecede heceleri bir kutunun içinde yazıyormuşsunuz gibi düşünmek mümkündür. Her hecede kaç harf varsa o kadar harf yazılır bir kutuya diye düşünebiliriz.

Sesli harfler başta tek yazılmazlar. Bu yüzden sesli harfin önüne 'ㅇ' getirilir ama okunmaz.

Kelime ya da hecenin başına gelen yatık çizgiyle olan sesli harfler(ㅡ, ㅜ, ㅛ vb.)  'ㅇ' nin ya da diger harfin altına, dik çizgiyle olan sesli harfler(ㅣ, ㅏ, ㅔ vb.) 'ㅇ' nin yanına yazılarak heceler oluşturulur.

우유
아이






1. Kur 2. Ders - Korece Hecelerin Yazılması




Korecede heceleri bir kutunun içinde yazıyormuş gibi düşünürsek daha kolay olur demiştik. Bazı arkadaşlar okunuşun hangi sırayla olacağını bilemediklerini söylemişti onlar için ve onlar gibi karıştıranlar için küçük bir örnek hazırladım.

Görüldüğü gibi koreceyi okumak çok zor değil.

1. Kur 2. Ders - Korecede Yabancı Kelimelerin Yazılışı

 
A 
I 
R
B
İ  
S
C
J
 ㅈ
Ş
Ç
K
T
D
L
U
E
M
Ü
위 / 유
F
ㅍ 
N
V
 ㅍ
G
O
Y
이 / 야 
Ğ
 으
Ö
외 / 요
Z
 ㅈ
H
P 




D ve T sesleri yakın sesler olduğu için ㄸ sesi  
kalın olduğundan dolayı bu D yerine ㄷkullanılır. 
Korece yabancı bir kelime yazarken kullanılan E harfi bu ㅔdir.
Korecede yabancı bir kelime yazarken F yerine kullanılan harf ㅍdir.
Ğ yerine kelimeye göre ya 으 harfini koyarız yada hiçbir harf koymayız. 
Korecede yabancı bir kelime yazarken J yerine ㅈ kullanılır.
Korecede yabancı bir kelime yazarken kullanılan K harfi ㅋdir.
Korecede yabancı bir kelime yazarken kullanılan L harfi ㄹ dir.
Korecede yabancı bir kelime yazarken Şe yerine 셰, Şa yerine샤,
 Şi yerine 시kullanılır.
Korecede yabancı bir kelime yazarken V yerine ㅂ, Va yerine 와,
 Ve yerine 웨, Vo yerine 워, Vi yerine 위 kullanılır.
Korecede yabancı bir kelime yazarken Y yerine kullanılan  harf     
başta 야 ortada ve sonda 이  dir.
Korecede yabancı bir kelime yazarken Z yerine kullanılan  harf ㅈ  dir.


·         Yabancı kelimelerin sonu sessiz harfle bitiyorsa kelimenin sonuna sesi eklenmesi gerekiyor ama özellikle son zamanlarda duyulduğu şekilde yazılması normalleşti gibi diyebiliriz. Paket kelimesinde olduğu gibi 파케트 şeklinde yazmak en doğrusu ama 파겟 şeklinde de yazılsa olur. Telaffuzu daha doğru olduğu için artık daha çok telaffuza yönelik yazılıyor.
·         Sonu,  Korecede yazıldığı yerdeki  okunuşu  değişen bir kelimeyse de sonuna mutlaka ekleriz. Yer örneğinde olduğu gibi şeklinde yazsak yel şeklinde okunur o yüzden 예르 yerı şeklinde yazmak en doğru okunuş için gereklidir.

·        R ve L olarak ayrı ayrı harf olmadığı için ㄹ yabancı kelimelerde  başta hem L hem de R için yazılabilir. Ali gibi ortadaki L harfi için iki kere yazmamız gerekir 알리 şeklinde yazılıp Alli diye okunur.

        Örnekler  
* Türkçedeki gibi hecelerden oluşur kelimeler diye düşünürseniz yazması da daha kolay olur.
Kapı              카프 (Kapı)   

Kalem      칼렘 (Kallem)                                               
Zafer        자페르 (Caperı)
Volkan         월칸 (Volkan)

Fatma      파트마 (Patıma)

Fezleke     페즐레케(Pecılleke)
Arı          아르 (Arı)
Işık        으쉭 (Işık)         
Özlem      외즐렘 (Öcıllem)
Paket       파케트/파켓 (Paketı)

Üzüm        
 위쥠 (Ücüm)


Ürün        위륀 (Ürün
Yatak       야탁 (Yatak)
Yer               예르 (Yerı)
Reyhan       레이한 (Reihan)
Zeytin         제이틴 (Ceitin)

Ayşe
       아이 (Aişe)


Ağaç          아아츠 (Aaçı)

Ağrımak     ()르막(Aırımak)

Yağ             야으 (Yaı)

Anne          안네 (Anne)

Baba          바바 (Baba)

Çay            차이 (Çai)

Elma         엘마 (Elma)

Göz           교즈 (Gyocı)

Çıkış          츠크쉬(Çıkış)

Yeni          
예니 (Yeni)
Sevde       세브데 (Sebıde)
Munise    무니세 (Munise)
Van          (Van)