Kore Dili


Korece yüksek, orta ve düşük hitap şekli olmak üzere üç hitapla konuşulan ve alfabesi olan bir dildir. Sondan eklemeli bir dil olduğu için Türkler için öğrenmesi gerçekten çok kolaydır. Ayrıca Uzak Doğu dilleri arasında yazılış ve okunuş bakımından en kolayıdır.
 
Korece öğrenmek İngilizce öğrenmekten çok daha kolaydır. Bir kere İngilizce öğrenirken yıllarca A dediginiz bir harfi A(ey) şeklinde yıllarca B diyerek tanıdığınız bir harfi B (bi) şeklinde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz ki başlarda bu hiç kolay birşey değildir. Bu yüzdendir ki ingilizcede ki library kelimesini ilk önce laybreri değilde libreri şeklinde okuyoruz. Diğer harfler belkide ilk öğrenilen harfler olduğu içindir biraz daha hızlı doğru okumaya başlanıyor ama “i” gibi bazı harflere alışmak biraz daha zaman alıyor. Tabi ki İngilizce de ki okunuş kuralları o kadar fazla ve farklı ki bu sadece alıştığımız birşeyin ismini değiştirip öğrenmektense yeni birşey öğrenmenin daha kolay olduğunu açıklamak için verilmiş küçük bir örnektir.

Eğer gerçekten Korece öğrenmek istiyorsanız düzenli bir çalışma ve sürekli dinlemeyle bunu kendi kendinize başarabilirisiniz. Çünkü Korece cümle sıralaması bakımındanda Türkçe’ye çok benzemektedir. Korecede de fiil sondadır. Korece “Ben eve gidiyorum” demek istiyorsanız önce beni sonra evi son olarakta gidiyorumu söylersiniz.
저는 집에 갑니다. (Çonın çibe kamnida.) Ben eve gidiyorum.
Yeter ki kelimeleri bilin. Genelde Türkçe gibi düşünüp korece kelimeleri yerine koyarak konuşulur. Bunun da azda olsa istisnası vardır.

Tabi ki telafuz için bir koreliyi tanımak çok iyidir ama böyle olanaklarınız yoksa da korece sesli yayın yapan kaynakları sürekli dinlerseniz bu dilin ritmini öğrenebilirsiniz. Korece konuşmanın sanıldığı kadar zor olmadığını da anlarsınız.

Korecede kişilere hitap çok önemlidir. Büyüklere, tanıdıklara, samimi arkadaşlara ve çocuklara farklı bir dille hitap edilir. Ve bu çok önemlidir. Büyüklere düşük dille hitap etmek çok büyük saygısızlıktır. O yüzden korece öğrenirken bu hitap şekillerini çok iyi öğrenmek gerekir.


 
-------------------------------------------------------------------------------------------------
BİLGİSAYARINIZDA KORECE KARAKTERLER GÖZÜKMÜYOR MU?

XP cdniz varsa hemen bu sorunu çözebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey şu sırayı takip etmek.

Üst menüden Görünüm--> Dil kodlaması--> Diğer--> Korece seçeneğini tıklayın.
Yükleme yapmak isteyecek tam bu sırada xp cdsini takın. Kurulum hemen gerçekleşek. Bilgisayarı yeniden başlatmanızla korece harfler görünür hale gelecektir.


-------------------------------------------------------------------------------------------------
Korece - Türkçe Sözlük Sağda 'Tavsiyeler' kısmında bir link göreceksiniz 'Türkçe-Korece Sözlük'.
Aslında bu linki koymadan önce kararsız kaldım çünkü birçok kelimenin karşılığını vermiyor ama yinede yeni başlayan ve hiç sözlüğü olmayanların belki birazda olsa işine yarayarabilir düşüncesiyle ekledim...
Çok beklenti içinde olmadan kullanabileceğiniz bir sözlük.
Look up yazan kısma Korece anlamını öğrenmek istediğiniz kelimeyi yazıp search yazan butona tıklamanız yeterli olacaktır.


-------------------------------------------------------------------------------------------------

Başlamadan Önce...
Bazı arkadaşlar sorduğu için yazıyorum, blogta konu baslıklarını tıkladığınız zaman en son eklenen konu en üstte gözükür. Bu yüzden mesela Pratik Konuşma başlığını tıkladığınız zaman ilk eklenen konular en altta kalır. Kolay gelsin...

Güney Kore'yi Türkçe Olimpiyatları şarkı yarışmasında
büyük bir başarıyla temsil eden
이동건'u tebrik ediyorum....

video

http://www.turkceolimpiyatlari.org/index.php?konu=ktg&id=100

오랜만이야 ----> 임창정

video

-----------------------가사---------------------
(오랜만이야/임창정)

참 오랜만이란 말로 웃으며 인사 하는 너

처음 널 만날 때처럼

내 가슴이 철없이 또 뛰어

꼭 행복하라는 말로 울면서 보내줬는데

그 말이 무색할 만큼

너 왜 이렇게 많이 야위었어

무슨 일 있었던 거니

세상을 다 줄 것 같은 그 사람과

오래 오래 잘 사는 게 행복하는 게

그렇게 힘이 들었니

붙잡을 걸 그랬나봐

내가 더 사랑한다 말할 걸

가진 게 너무 없어 줄 게 너무 없어

안되는 줄 알았어

기다릴 걸 그랬나봐

네가 돌아올 줄 알았다면

혼자가 아닌 나라 널 잡을 수 없어

바보 같지만 미안해 나 다시 널 보낼게

좀 일찍 오지 그랬어 너 때문에 힘들었는데

죽을 것 같았던 나를 그녀가 겨우 구해줬는데

난 왜 이렇게 못 됐니

네 작은 어깨를 꼭 안고 싶어져

자꾸만 후회되는 게 미치겠는 게 아프게 너를 또 원해

붙잡을 걸 그랬나봐

내가 더 사랑한다 말할 걸

가진 게 너무 없어 줄 게 너무 없어

안되는 줄 알았어

기다릴 걸 그랬나봐

네가 돌아올 줄 알았다면

혼자가 아닌 나라 널 잡을 수 없어

바보 같지만 미안해 나 다시 널 보낼게

몰라볼 걸 그랬나봐 널 닮은 사람이지 그랬어

내 앞에 있는 너를

애써 웃는 너를 안아줄 수도 없는데

스쳐갈 걸 그랬나봐

고개 돌리지 말 걸 그랬어

멀어져 가는 너를 난 잡을 수 없어

다시 한번 더 부탁해

나보다 더 행복해

1.Kur Ders 14 Çabuk gidelim.

- 어서 갑시다. 시간이 없어요.

- 어떻게 갈까요?

- 지금은 길이 복잡하니까, 지하철을 탑시다.

- 그래요. 지하철이 빠르고 좋아요.


* * * * * * * * * * * *


-우리 어디에서 내려요?

- 탁심역에서 내려야 해요.


..............................................................................................


- Çabuk gidelim. Vakit yok.

- Nasıl gidelim?

- Şimdi trafik yoğun olduğu için metroya binelim.

- Tamam. Metro hızlı ve güzel.



* * * * * * * * * * * *

- Biz nerede ineceğiz?

-Taksim durağında inmeliyiz.

1.Kur 14.Ders Korece - Kelimeler

어서 ==> Çabuk, hemen, acele

시간 ==> Zaman, vakit

어떻께 ==> Nasıl

길 ==> Yol, cadde

지하철 ==> Metro

전철 ==> Metro

타다 ==> Binmek

내리다 ==> İnmek

빠르다 ==> Hızlı, çabuk


택시 ==> Taksi

기차 ==> Tren

버스 ==> Otobüs

비싸다 ==> Pahalı

-호선 ==> Hat (Metroda ki hatlar Çince'den geçen rakamlarla kullanılır.)

교통 ==> Trafik

복잡하다 ==> Kalabalık, karışık.

-(으)니까 ==> İçin, den dolayı

-아야/어야 하다 ==> Zorunda olmak.

1.Kur 14.Ders Korece - Binmek

İsim을/를 타다 -e binmek


타다 fiili 을/를 ekleri ile otobüse, metroya, arabaya, asansöre binerken kullanılır.




무엇을 탈까요?
Neye binelim?
-택시를 탑시다.
Taksiye binelim.


기차를 타셨어요?
Trene mi bindiniz?
-아니요, 버스를 탔습니다.
Hayır, otobüse bindim.

............................................................................


isim에서 isim을/를 타다 (isim)-den (isim) -e binmek



어디에서 버스를 타세요?
Nerede otobüse biniyorsunuz?
-집 앞에서 타요.
Evin önünde biniyorum.



술탄아흐메드 정류장에서 버스를 탔어요.
Sultan Ahmet durağında otobüse bindim.



아침에 택시를 탔어.
Sabah taksiye bindim.



비가 많이 오니까 학교 후문에서 택시를 탔어요.
Yağmur çok yağdığından okulun arka kapısında taksiye bindim.



엘레베이터를 타고 올라갔어요.
Asansöre bindim ve yukarı çıktım.

1.Kur 14.Ders Korece - Yüzünden

cümle- (으)니까 cümle --> dığından, dığı için, bu yüzden anlamlarında kullanılır ve iki cümleyi sebep sonuç ilişkisi anlamında bağlar.


비가 오니까, 집에 가세요.
Yağmur yagdığından eve gidiniz.


날씨가 더우니까, 주스를 마십시다.
Hava sıcak olduğu için meyva suyu içelim.


시간이 없으니까, 택시를 탈까요?
Vaktimiz olmadığı için taksiye binelim mi?



맛있으니까 많이 먹었어.
Lezzetli olduğu için çok yedim.

1.Kur 14.Ders Korece - İnmek

İsim 에서 내리다 ==>de/ den inmek


어디에서 내립니까?
Nerede iniyorsunuz?
-사당역에서 내려요.
Sadang durağında ineceğim.



탁심역에서 내릴까요?
Taksim durağında inelim mi?
-좋아요. 탁심역에서 내립시다.
Olur. Taksim durağında inelim.



엘레베이터를 타시고 5층에서 내리세요.
Asansöre binip 5 katta ininiz.

1.Kur 14.Ders Korece - Zorunda Olmak

Fiil -아야/어야 하다 Zorunda olmak.

Özellikle dışardan bir etki yüzünden yapmak zorunda olduğumuz durumlarda kullanılır.


오늘은 학교에 가야 합니다.
Bugün okula gitmek zorundayım.



한국어를 공부해야 합니까?
Korece çalışmak zorunda mısın?
-네, 공부해야 합니다.
Evet, çalışmak zorundayım.


오늘 일찍 자야 해요.
Bugün erken uyumak zorundayım.



여기에서 기다려야 해요.
Burada beklemek zorundayız.



우리는 이 책을 읽어야 해요.
Biz bu kitabı okumak zorundayız.

1.Kur 14.Ders Korece - Hemen

어서 Hemen, derhal, anlamlarında kullanılır.


시간이 없으니까 어서 갑시다.
Vaktimiz olmadığından hemen gidelim.



어서 읽으세요.
Hemen okuyunuz.


차를 타고 어서 병원에 가세요.
Arabaya binip derhal hastaneye gidiniz.


일어나, 어서 학교에 가야 해.
Uyan, hemen okula gitmek zorundasın.

1.Kur 14.Ders Korece - Vaktim var

시간이 있다 Vakti olmak 시간이 없다 Vakti olmamak



선생님, 오늘 시간이 있으세요?

Hocam, bugün vaktiniz var mı?

-오늘은 시간이 없어요.
Bugün vaktim yok.


시간이 없으니까 택시를 탑시다.
Zamanımız olmadığı için taksiye binelim.

어제도 컴퓨터 할 시간이 없었어요.
Dünde bilgisayar kullacak vaktim yoktu.